Marka davalarında hukukçulara ve marka sahiplerine önemli bir kaynak

adres_kitap

PATENTLE KAZANMAK! Kitabı ÇIKTI!

          
        

 

Google Grupları
TÜRKiYE PATENT HAREKATI
Bu grubu ziyaret et

Etme bulma dünyası
Kotalar öyle veya böyle kalkacak. Bundan kaçış yok. Çin, Hindistan, Pakistan ve Endenozya vb. Uzakdoğu ülkeleri dünya piyasasına girecekler, pazar payları dengesini de altüst edecekler. Her ne kadar uzmanlar, yetkililer, politikacılar tersi açıklamalar yapsalar da bu böyle olacak.
Ne gümrükler, ne yasaklar, ne başka yol bunu durduramayacak. Bu yüzyılda, Kimsenin hiçbir kimseyi “Almasana kardeşim. Yasak!” diyerek engelleyebileceğine de inanmıyorum. Atalarımız çok güzel söylemişler, “Bu dünya etme bulma dünyası…” diye. Evet, bu dünya etme bulma dünyası. Zamanında bizim yaptığımızı, hatta hala yapmaya devam ettiğimizi bugün ve gelecekte bize yapacaklar, Avrupa’ya yapacaklar, Amerika’ya yapacaklar. Ben çok normal buluyorum, gelişmeleri.
Haksız rekabetse haksız rekabet, korsansa korsan, kaçaksa kaçak… Kıran kırana… Olacak, yapacaklar… Göreceğiz…
Çözüm…
Evet, çözüm bize yapılmasını istemediğimizi başkasına yapmamak. Kanun bu, etik bu, vicdan bu. Ötesi hikaye…
Bugüne kadar ve hala da devam eden uygulama, ne olursa olsun, nasıl olursa olsun satmak. “Kanser olacakmış, mal elinde patlayacakmış, iki gün sonra bozulacak, yırtılacakmış, bana ne. Satalım da, para kazanalım da, gerisi onlar düşünsünler. Ben satarım, isteyen alır isteyen almaz” anlayışı durmadığı sürece, bir gün olur aynısını bize yaparlar, ki yapmaya başladılar.
Çare yok. Çekeceğiz, çekecekler…
Devlet destek verdi; trilyonlar, yatırım yerine gazinolara, eğlenceye, teröre gitti… Devlet ihracatı artırmak, yeni pazarlar edinmek için kaynak aktardı; pazar arama yerine nasıl naylon fatura düzenlerimin araştırmasına, bu parayı nasıl kaparımın “Ar-Ge!”’sine uğraştık.
Ama artık devlet de uyandı. Kısa vadeli kontrollü destek yoluna başvurdu. İnşallah KOSGEB Başkanı Erkan Gürkan bu konuda başarılı olur. Olur da, çakallar aç kalır!...
Yazık!... Gerçekten bu desteğe ihtiyacı olanlar varken, Ar-Ge’yle, Ür-Ge’yle uzaktan yakından ilgisi olmayanlar, sadece bu parayı alabilecek ilişkide olanlar nasiplendiler. Yazık ki, ne yazık!
Geç kalan markalaşma hikayesi
Evet, son günlerde herkes markalaşmadan dem vurmaya başladı. Toplantılar, paneller, seminerler gırla gidiyor. İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’nun da dediği gibi gündeme gelmek isteyen, meşhur olmak isteyen popüler konu olan marka konusunda demeç veriyor.
İçi boş dışı ambalajlı demeçler…
Öyle ki; ünlü “Zaga” programının sunucusu Okan Ülgen, son zamanlarda “Herkes Konuşuyor” diye bir proğram yapmaya başladı, hafta sonlar bir kanalda. Denk geldi; izledim. Ne göreyim!... Kelli felli marka uzmanları, marka yaratıcıları orada. Saniyeleri bile değerli olan bu insanlar, hiçbir mesajın verilmediği, verilemediği bu programa katılmışlar. Sonuç ne oldu dersiniz; tabi ki hiçbir mesaj veremeden ayrıldılar. Anlayacağınız, proğram kurbanı oldular. İşlerinden uzak kaldıklarıyla kala kaldılar.
Türkiye’nin en ciddi meselesi olan konu, Orakçıoğlu’nun haklılığını ortaya koyarcasına reyting malzemesi yapılıyor. Uzmanlar bu oyuna gelmemeli.
İşte, biz böyleyiz. Her şeyin suyunu çıkarırız. Ondan sonra da; ah vah…
İşin özü…
Öze gelecek olursak; kaliteli, Ar-Ge, Ür-Ge isteyen yüksek katmadeğerli ürünlere yönelelim. Bunun için devletin, Avrupa Birliği’nin vermiş olduğu desteklerden faydalanmaktan çekinmeyelim. Markalaşmaya ciddi önem verelim. Türkiye’de pazarın durumu sınırlı, insanımızın alım gücü az. O nedenle de, dış ülkelerde Pazar bulmaya çalışalım. Bu konuda da uzmanlara kulak verelim. 
Son söz, İHKİB Başkanı Süleyman Orakçıoğlu’nun çok önemli bir sözü var; “Gençler fırsat verelim, imkan verelim. Bırakın hata yapsınlar, o hataları onlara gelecekte kılavuzluk yapacaktır” diyor. Bu konu çok önemli. Yatırım illa makine parkurunu yenilemek değil, gençlere fırsat tanımak da bir yatırımdır. İlerde sizinle çalışmayacağını bilseniz bile…
Güzel fırsatlar sizin olsun… Mutlu kalın.